Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/5830 E. 2013/11512 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5830
KARAR NO : 2013/11512
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı – karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 1 yıl süreli 15.06.2006 tarihli bayilik sözleşmesi ile müvekkilinin davalının ürettiği ürünlerin Konya ve bölgesinde bayiliğini üstlendiğini, müvekkilince bayilik sözleşmesine istinaden davalıya verilen toplam 8 adet 280.000,00 TL. çek karşılığında 74.878,53 TL. değerinde mal teslim edildiğini, davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle bayilik sözleşmesinin 13.05.2009 tarihli ihtarı ile feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 18.07.2008 tarihli ön ödemeli sipariş sözleşmesi nedeniyle kendisine iade edilmeyen ve müvekkili tarafından ödenen ve ödenmek durumunda kalınan 205.121,47 TL. ile bu çeklere ilişkin yapılan icra takip masrafları ve vekalet ücretinin mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, davalının bu sözleşme ile edimini yerine getirmemesi nedeniyle uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL.nin, müvekkili firmanın işlerinin bozulması ve piyasadaki ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini için 25.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı ile imzalanan 18.07.2008 tarihli protokol ile müvekkili şirkete 8 adet her biri 35.000 TL. olan toplam 280.000 TL.lik çek verildiğini, bu çekler karşılığında ise davacıdan 77.541 TL.lik sipariş alındığını, ayrıca diğer bayilik siparişlerinden kalan bakiye için de 35.000 TL. tutarında bir çekin tahsil edildiğini, müvekkiline sipariş vermeyen davacının müvekkilinden edimini ifa etmesini bekleyemeyeceğini, davacının sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürerek aıl davanın reddini, karşı davada ise sipariş vermemek suretiyle bayilik sözleşmesini ve akabinde imzalanan protokolü haksız yere feshederek müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 2.500 TL menfi, 2500 TL. müspet zararı ile 2500 TL. yoksun kalınan kar kaybı, 2500 TL. munzam zararın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsilini ve 20.000 TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna ve ek raporlara göre; asıl davada davalı hakkında 2008 yılında 144 icra takibi başlattığı, davacının ana bayilik sözleşmesinde kabul edilen şirket merkezi adresini değiştirdiği ve bundan davacıyı haberdar etmediği, bu sebeple sözleşmeye aykırı davrandığı ve kusurlu olduğu, davacının 18.07.2008 tarihli sözleşmeye göre verdiği her biri 35.000 TL. değerinde 3 adet çek nedeniyle toplamda 105.000 TL. ödediği, bu ödemeye karşılık 77.572,54 TL. değerinde mal teslim edildiği, buna göre davacının davalıdan 27.427,46 TL. alacağı bulunduğu, 3 adet icra takibine konu 5 adet çekin bedelsiz kaldığı, bu çeklerden dolayı davacının davalıya bir borcunun bulunmadığı, sözleşmeden dönen davacı taraf olduğundan davacının müspet zararın tazminine yönelik maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, kar kaybı talebinin de müspet zarar kapsamında bulunduğu, sözleşmenin feshine ilişkin olaylar değerlendirildiğinde davacı şirketin kişilik haklarının zedelenmesinden bahsedilemeyeceğinden davacının manevi zarar talebinin de reddi gerektiği, karşı davada ise; sözleşmenin feshine sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalının bir kusuru bulunmadığını davalı-karşı davacının tüm tazminat taleplerinin reddi gerektiği, karşı davacının bir zararı bulunmadığı gibi karşı davacı da kusursuz olduğundan davalı-karşı davacının munzam zarar isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davada; davacının alacak talebinin kısmen kabulü ile 27.427,46 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davaya konu 5 adet 05.12.2008, 05.02.2009, 05.03.2009, 05.04.2009 ve 05.05.2009 keşide tarihli her biri 35.000 TL. değerinde olan çeklerle ilgili davacının davalıya borçsuzluğunun tespitine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı – karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.