YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5880
KARAR NO : 2013/8783
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, ,müvekkilinin davalı … San. A.Ş de 16/04/2001 tarihi ile 26/09/2002 tarihleri arasında ticari vekil sıfatı ile yurt dışı mermer ihracatında çalıştığını, …’e ihraç edilecek bir malın geri dönmesi ihtimaline karşılık müvekkilinin babası olan …’dan 21/03/2002 tarihinde 98.000 TL lik malen kayıtlı bonoların alınarak davalıya verildiğini, bu bonoların 3 yıl sonra icra takibine konulduğunu, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde … tarafından … Mermer A.Ş ye menfi tespit davası açıldığını ve bu davanın reddedildiğini ve kararın onandığını, davalı şirketin senet bedelini …’dan tahsil ettiğini, …’ın da davacı aleyhine bu meblağın tazminine dair açtığı kısmı dava ile ödediği miktarın bir kısmını talep ettiğini ve Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/146 Esas sayılı dosyasında kısmi davanın kabulüne karar verildiğini, davacının …’a ilamlı icra takibinde 10.706 TL ödediğini, bu davada da ödenen bu meblağın istenildiğini, tüm taraflar arasında senedin teminat olarak verildiğine dair mutabakat bulunduğunu, İstanbul Vergi Denetmenliği tarafından yapılan denetimler sırasında bonoların mal alım satımı karşılığında düzenlenmediğinin beyan edildiğini, uyuşmazlığın temel borç ilişkisine dayandığını, şirket kayıtlarında olmayan senedin şirket adına tahsil edildiğini, bu nedenle müvekkilinden ilamlı icra yolu ile tahsil edilen 10.706 TL nın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/1530 esas sayılı dosyasında, … tarafından açılan davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, davacı …’ın da bu davaya müdahil olduğunu, davacılar tarafından açılan bir çok davanın reddedildiğini, bu nedenle kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının kendisi dışında taraflar arasında görülen davalarda verilen kesin hükümlerin arkasından dolanarak kendisi ile dava dışı olan ancak vekili olarak davada kendisini temsil eden kişi arasında görülen davadaki kabul beyanı üzerine kurulan hükümdeki miktarı davalıdan istemekte olup, dava dışı … ile davalı …Ş arasında görülen bir çok dava bulunduğu ve bu davaların kesinleşmiş red hükümleri ile sonuçlandığının anlaşıldığı, davacının da bu sebeplerden dolayı … tarafından açılan davanın reddini talep edebilecek durumda iken hakkını kötüye kullanarak kesin hükümlerin arkasından dolanmak amaçlı olarak davayı kabul ettiği, bunun sonuçlarına davacı tarafın katlanması gerektiği, mahkemece her ne kadar davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış ise de, davalı şirketin yönetiminde miras işlerinden dolayı kayyum bulunduğu ve davalı şirketi yöneticisinin Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/1530 Esas sayılı dosyasında davacının sunduğu yemin metni ile aynı konuda yemin ettiği, bu durumda ve davalı şirketin içinde bulunduğu durum da göz önüne alındığında yeniden yemin edilmesinin dosyaya bir yenilik getirmeyeceği ve kesinleşmiş kararların iş bu dava dosyasında kesin delil olması nedeni ile bu kesin delillerin bir başka kesin delil olan ve daha önceden edilen yeminin aksine yapılabilecek bir yemin ile çürütülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.