YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6660
KARAR NO : 2013/11472
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit – istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında hiçbir alım – satım ilişkisinde bulunulmadığını, hal böyle iken davalının davacı aleyhine üç ayrı takip dosyası ile usulsüz takip adresleri göstererek takipleri kesinleştirip, davacının mallarının haczi için işlemler yaptığını, davacının gerçek adresine hacze gelinmesi ile takiplerden haberdar olunduğunu, muhafaza yapılacağı baskısı ile cebri icra tehdidi altında aşamalı olarak toplam 45.420,00 TL ödenmek zorunda kalındığını belirterek, davacıdan tahsil edilen 45.420,00 TL’nin 02.11.2011 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Kınık Beldesi halinde komisyonculuk yaptığını, 2010 yılı Mart ve Nisan aylarında davacıya yapılan domates satışları karşılığı düzenlenen faturaların davacı yanca ödenmediğini, halden yapılan satışlarda alıcı firmanın aracıyla gelip, yükleme yaparak halden çıktığını, bu çıkışların kayıtlarının ve davalının yaptığı tüm satışlara ilişkin tüm hal çıkışlarının Kınık Belediyesinde bulunduğunu, hal rûsum vergilerinin de davalıca ödendiğini, davacının hiçbir baskı olmadan ihtirazi kayıtsız ödemelerde bulunduğunu, ayrıca davacı aleyhine sadece iki takipte bulunulduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Antalya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/19340 nolu dosyasında davacının yer almadığı anlaşıldığından bu takip ile ilgili açılan menfi tespit davasının reddine, Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16437 sayılı ve Antalya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/20390 sayılı takip dosyalarında davalının davacı aleyhine faturalar bedelinin tahsili için icra takibine başladığı, davacının akdi ilişkiyi inkarla borçlu olmadığını ileri sürdüğü, bu durumda ispat yükünün davalı-alacaklıda olup, davacıya mal satışını ve teslimini kanıtlaması gerektiği halde davalının alacaklı olduğunu sunduğu delillerle kanıtlayamadığı gibi davacı yana yemin teklifinde de bulunmayacağı beyan edildiğinden davacının Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16437 sayılı ve Antalya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/20390 sayılı takip dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu takip dosyaları nedeniyle davalıya ödenen toplam 45.420,00 TL’nin 02.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden alınmış olan 05.09.2012 havale tarihli raporun (5.) sayfasında, davalı tarafça davacıya yapılan ticari mal satışlarını hal’de yaptığı, hal’den yapılmış olan satımların prosedürü anlatılıp, davalının ticari mal satış kayıtları ile dosyaya celp edilmiş olan hal müdürlüğü, belediye hal çıkış kayıtlarının birbirleri ile aynı olduğu bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, halden yapılan satışların usulü, dosyadaki Kınık Belediye Başkanlığı’nın 03.01.2012 günlü cevabi yazısı ve ekli belgesinden hal kayıtlarında mevcut olduğu anlaşılan satıma konu faturaların ne şekilde hale ulaştığı hususlarında konusunda uzman bilirkişiden (gerekirse hal müdürlüğünden görüşte sorularak) rapor alınması ve ayrıca davanın İİK’nun 72. maddesi hükmü gereğince açılan istirdat davası olduğu, ödemelerin bir kısmının takip kesinleşmeden bir kısmının ise icra dosyasına değil haricen ödenmiş olduğu hususları ve ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülüp sürülmediği de dikkate alınarak olayda B.K.’nun 62. maddesi şartlarının oluşup oluşmadığı konuları üzerinde yeterince durulup, karar yerinde tartışılıp bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.