YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6713
KARAR NO : 2013/10787
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit (icra takibinden sonra) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacı aleyhine 15.000 TL bedelli senet için İstanbul 6.İcra Müdürlüğü’nün 2005/19784 Esas ve 4.320 TL bedelli senet için Sulhanbeyli İcra Müdürlüğü’nün 2005/1486 Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, bonolardaki imzaların davacı şirkete ait olmadığını belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından sadece İstanbul 6.İcra Müdürlüğü dosyasından icra takibi yapıldığını, Sultanbeyli İcra Müdürlüğü’nde takip yapılmadığını, senette şirket adına ve kefil olarak imzası bulunan dava dışı …’ın davacı şirketin ortağı olduğunu belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen dava konusu 15.000 TL bedelli senet aslının mahkeme kaleminde kaybolduğu, görevliler hakkında yapılan ceza yargılamasında kasıt ve taksir bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, dava konusu 15.000 TL bedelli bono sureti üzerinde yapılan inceleme sonucunda bonodaki imzaların davacı şirket yetkilisi … eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dava konusu 4.230 TL bedelli bono hakkında Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/235 sayılı ilamı ile davacı şirketin bonodan dolayı dosya davalısı … Boya ve İnş Malz San ve Tc Ltd Şti’ne borçlu olmadığına karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 4.230 TL bedelli bono hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 15.000 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine İİK 72/5 maddesi gereğince kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı, dava konusu 15.000 TL bedelli bonoya ciro yolu ile hamil olduğundan keşideci şirket imzalarının şirket yetkilisine ait olmadığını bilebilecek durumda değildir. Hal böyle olunca, davalının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanmadıkça kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/7 md. uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.