Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/679 E. 2013/5308 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/679
KARAR NO : 2013/5308
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davacıya ait iki adet faturadan doğan borcunu davacının banka hesabına havale yaparak ödediği halde davalının haksız olarak icra takibi yaptığını, haciz tehdidi altında müvekkilinin 688,00-TL ücreti banka kanalı ile ve itirazı kayıtla davalı şirket vekili hesabına ödediğini bu nedenlerle; tüm dosya borcu üzerinden takibe devam edildiği için fazladan ödenen masraf ve vekalet ücreti karşılığı 350-TL’nin iadesine, icra takibinden önce ödenen 2000-TL konusunda borçlu olunmadığının tespitine, icra takibinden sonra fakat ödeme emrinin tebliğinden önce ödenen diğer 3407,83-TL için yapılan ödemenin de tespitine, ödemeye rağmen tüm dosya borcu üzerinden takibe devam edildiğinden haciz tarihi itibariyle ödenen miktar yönünden toplam 5407,83-TL borçlu olunmadığının tespitine ve takipten önce ödenen 2000-TL yönünden haksız ve kötü niyetli davalının % 40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin itirazsız kesinleştiğini, davacının asıl alacak miktarını ödemiş olduğunun öğrenilmesi üzerine vekalet ücreti, işlemiş faiz ve masraflar yönünden 22.10.2009 tarihinde hacze gidildiğini, haciz mahallinde dosyanın ferilerinin 1300 TL. Olduğunun taraflarca kabul edilerek bu bedel için 23.10.2009 tarihinde 650,00 TL., 30.10.2009 tarihinde 650,00 TL. Olmak üzere iki eşit taksitte şirket yetkilisinden taahhüt alındığını ancak taahhüt edilen bedelin 688,00 TL’lik kısmı ödenmiş olup davacı borçludan başka bir ödeme alınmadığını, takip yapılmasına sebebiyet veren davacı borçlunun takip açıldıktan sonra ödeme yapmış olsa dahi kaynaklanan giderlerden sorumlu olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen ikinci bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; 5407,84-TL alacaktan takip öncesi ödenen 2000-TL’nin mahsubu ile davalının 3407-TL alacaklı olduğu, icra takibi 20.05.2009 tarihinde başlatılmış olup takipten sonra ancak ödeme emrinin tebliğinden önce takip dışı yapılan 3407,84-TL’ ödemeden icra başvuru ve tahsil harcı tebliğ ve haciz masraflarının da alacağa mahsup edilmesi gerekmekle borcun tamamı ödenmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, iki adet satış faturasına dayalı kesinleşen ilamsız icra takibinde takip öncesi yapılan ödeme nedeniyle tüm alacak miktarı üzerinden yapılan takipte İİK’nın 72. maddesi gereği borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu kesinleşen ilamsız icra takibinde davalıya karşı takip 20.05.2009 tarihinde başlatılmış, davacı-borçlu tarafından 27.04.2009 tarihinde 2000 TL., takipten sonra 25.05.2009 tarihinde 3407,83 TL., ödenmiş olup davacı-borçluya 04.07.2009 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş, ödeme emrinde takip öncesi 2000 TL. Ödeme yapıldığı halde toplam 5407,00 TL. Üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibariyle davacı-borçlunun takip tarihinden önce 2000 TL. Ödeme yaptığı sabit olup bu miktar yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki menfaati bulunmaktadır. İcra takibinden sonra yapılan ödemelerin ise infazda dikkate alınması gerekmektedir. O halde Mahkemece, takipten önce yapılan 2000 TL. Ödeme miktarı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.