Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/6861 E. 2013/10689 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6861
KARAR NO : 2013/10689
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkilinin yaşlılığından ve okur yazar olmayışından yararlanan kardeşi …’nun müvekkilini kredi borçlusu yaparak taşınmazı üzerinde banka lehine ipotek tesis ettirdiğini, davacının kredi sözleşmesinden haberdar olmadığı gibi para da almadığını, daha sonra kredi borcunu ödeyen kefil … tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, sözleşmenin şeklen geçersiz olduğunu, zira mühür veya parmak izi vazedilecek tasdiklerde uygulanması gereken usul kurallarının ihlal edildiğini belirterek müvekkilinin kredi sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca hem sözleşmenin geçersizliği hem de kredinin dava dışı kefil tarafından ödenmesi nedeniyle müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kredi borcunun dava dışı kefil … tarafından 20.11.2009 tarihinde ödendiğini, müvekkili bankanın alacaklı sıfatının kalmadığını, ayrıca kredi sözleşmesinin 3 kefil ve banka görevlileri önünde imzalandığını, davacının kötü niyetli olarak mühür ve parmak izine itiraz ettiğini belirterek davanın öncelikle husumetten aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen 28.08.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi ile davacıya tarım destek kredisi kullandırıldığı ve aynı tarihte davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde alacaklı banka lehine ipotek tesis edildiği, bankada yapılan işlemler sırasında davacının mühür ve parmak izi kullandığı, mühür beyannamesinin noter vasıtasıyla düzenlendiği, her ne kadar davacı tarafından kredi sözleşmesi ile verilen paranın alınmadığı ileri sürülmüş ise de; davacının yapılan işlemlerin ve çekilen kredi karşılığında kendisine ait taşınmaz üzerine ipotek konulduğunun farkında olduğu, davacının asıl borçlu olarak yer aldığı kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun kefil … tarafından ödendiği, davalı bankanın kredi borcunun tümüyle ödenmesi nedeniyle alacaklı sıfatının kalmadığı gerekçesiyle menfi tespit yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, ipoteğin kaldırılması yönünden ise davanın kabulü ile davacıya ait taşınmaz üzerinde banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı, kredi sözleşmesindeki parmak izi ve mührün hileli bir şekilde temin edilip ayrıca usulüne uygun olmadığını beyan etmekle birlikte sözleşme uyarınca bahsi geçen kredi ödemelerinin de kendisine yapılmadığını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece parmak izi ve mührün usulünce alınıp alınmadığının sözleşmenin geçerlilik şartları yönünden değerlendirilmesi, ayrıca gerektiğinde banka kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle ödemelerin bizzat davacıya ya da yetkili kıldığı kişi ya da kişilere yapılıp yapılmadığı hususları üzerinde durulup varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir
SONUÇ : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.