Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7314 E. 2013/10915 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7314
KARAR NO : 2013/10915
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı …..A.Ş.’den 31.03.2008 tarihinde satın aldığı aracın 47092 km.de iken çalışmaması üzerine davalı firmaya 01.03.2010 tarihinde teslim edildiğini, aracın garanti belgesindeki şartlarda yer aldığı üzere 30 günlük tamir süresi sonunda 07.04.2010 tarihinde teslim edildiğini, aracın tamir sırasında rektifiye ve revizyon görmesi sonucunda orijinalliğinin bozulduğunu, aracın değiştirilmesi için davalılara keşide edilen 16.04.2010 tarihli ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini ileri sürerek müvekkiline ait aracın değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde araç için ödenen bedelin bugüne kadar işlemiş ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …..A.Ş. vekili, aracın davacıya satıldığı tarihten itibaren 3 yıl sürenin geçmiş olduğundan bahisle TTK’nın 25. maddesi gereği davanın zamanaşımına uğradığını, davacının TTK’nın 25/3. maddesi uyarınca süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu araçta imalat hatasından kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ltd. Şti. Vekili, davacının TTK’nın 25/3. maddesi uyarınca süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK’nın 25/4. maddesi gereği davanın ticari satımlarda 6 aylık zamanaşımına tabi olduğunu, davanın bu sebeple zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davacının şikayetinin onarım sureti ile giderildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu araçtaki arızaların garanti kapsamında onarılıp değiştirilmiş olması sebebiyle araçta herhangi bir ayıbın kalmadığını, aracın 31/03/2008 satış tarihi itibariyle değeri 77.250 TL olup, bilirkişi raporuna göre araçtaki dava tarihi itibariyle değer eksikliğinin 3.500 TL olduğu, aracın değeri, hasarlarının garanti kapsamında giderilmiş olması davacı tarafın onarılmayı seçmiş olması göz önüne alındığında BK nun 202/2 maddesi uyarınca halin icabından satış akdinin feshinin muhik görülmediğini, bu durumda davacının semenin tenzilini istemek zorunda olduğu, istemese dahi çoğun içinde az da vardır kuralı ve yukarıda anılan yasa maddesinin hakime verdiği yetki uyarınca semenin tenzilinin gerektiği kanaatine varıldığı, bilirkişi heyeti ek raporu ile dava tarihi itibariyle araçtaki değer eksikliğinin 3500 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.500,00.-TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
2-Davacı, dava açarken aracın değiştirilmesini ya da ödenen bedelin iadesini talep etmiş, nitekim harcı da bu miktar üzerinden yatırmıştır. Mahkemece BK’nun 202/2. maddesi uyarınca re’sen semen tenziline karar verilerek davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş, ancak reddedilen miktar üzerinden davacı aleyhine 7950,00 TL. Nisbi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Mahkemece re’sen nazara alınan bu durum karşısında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunup bozmayı gerektirmiş ise de bu husus tek başına yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden hüküm fıkrasının 6. maddesinde yer alan “Reddedilen 73.750 TL üzerinden hesaplanan 7950 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” bendin çıkartılarak hükmün HUMK’nun 438/7. bendi gereği düzeltilmiş bu haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.