YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7425
KARAR NO : 2013/11922
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında varılan anlaşma üzerine müvekkiline ait aracın 19.000,00 TL bedel karşılığında davalıya satılarak teslim edildiğini, davalının araç bedeline karşılık 10.000,00 TL müvekkiline ödemede bulunduğunu, aracın üzerinde rehin hakkı bulunması nedeniyle resmi devir işlemlerini teminat altına almak amacıyla 19.000,00 TL tutarlı bir adet bononun tanzim ve vade tarihleri boş şekilde müvekkiline keşide edilerek davalıya verilmiş ise de davalının anlaşmadan vazgeçip aracı müvekkiline iade ettiği gibi bonoyu da boş kısımlarını doldurarak müvekkili aleyhine takibe konu yaptığını belirterek, takibe konu miktardan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 19.000,00 TL’nin nakit olarak müvekkilince ödenmek suretiyle aracın davacıdan satın alındığını ve senedin davacı tarafından keşide edilerek müvekkiline verildiğini, aracın resmi devrinin verilememesi üzerine davacıya iade edildiğini sonrasında davacının bono bedelini ödememesi üzerine takibin başlatıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; gayri resmi şekilde araç alım satımı konusunda yanlar arasında ihtilaf olmadığını, araç bedelinin 9.000,00 TL’lik kısmının davacıya ödenmediğinin kesin olarak tespit edildiğini, davalı yanın 19.000,00 TL davacıya ödemede bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne takibe konu asıl alacağın 10.000,00 TL’si yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe konu bononun bedelsiz kaldığı iddiasının davacı keşideci tarafından kanıtlanması gerekir. Somut olayda davacı yanın iddiasını ispata yönelik yazılı delil sunamadığı gibi üstelik davalıya yemin teklif etmiş bulunduğu hususu da gözetilmeksizin ispat yükünün tayininde hataya düşülerek davalının bonoya konu alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.