Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7652 E. 2013/11514 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7652
KARAR NO : 2013/11514
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki takibin taliki veya iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, takip konusu çeklerde müvekkili firmanın şirketi temsile yetkili şahıslarca atılmış çift imza bulunmaması nedeniyle çeklerin kambiyo senedi vasfında olmadığını ileri sürerek çeklerin ve çeklere dayalı olarak yapılan takibin iptaline, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, TTK’nın 730/3. maddesinin aynı yasanın 590. maddesine yapmış olduğu atıf nedeniyle çeklerin üzerinde yetkili olmadığı halde temsilci sıfatıyla imzası bulunan kimsenin o çekten dolayı bizzat sorumlu olacağını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı şirketi temsil yetkisinin birlikte imza kuralına bağlandığı, atılan imzaların şirketi bağlaması için yönetim kurulu başkanı …’nun imzasının yanında Yönetim kurulu başkan yardımcılarından … veya …’nun da imzasının bulunması gerektiği, davaya konu çekin çift imzalı olmadığı (tek imzalı olduğu) ancak bu durumun çekte bulunan diğer imzaların sıhhatine bir helal getirmeyeceği imzaların istiklali ilkesi gereği çekin geçerliliğini devam ettireceği ancak davacı tüzel kişi açısında usulüne uygun temsil yetkisi ile düzenlenmiş bir belge bulunmadığından davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığı, davalının davaya konu çeki takibe koymakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, çek iptali talebinin reddine, davacının takip konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı yönünden durdurulmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. Maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.