Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/850 E. 2013/4885 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/850
KARAR NO : 2013/4885
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili bankayla davadışı …., arasında akdolunan genel kredi sözleşmesinde davalının da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik müvekkilince başlatılan takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; yargılama sırasında yürürlüğe giren 6098 sayılı T.B.K.’nun 20 ve devamı madde hükümlerinin genel işlem koşullarına dair düzenleme getirdiği ve emredici nitelikte olduğu gözetilerek yine aynı kanun yürürlüğüne dair 6101 SK. 2,3,4 ve 7. maddeleri birlikte yorumlandığında somut olayda kredi sözleşmesinin davacı banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle davalı kefile imzalatıldığı ve yeni yasanın ön gördüğü koşullara uygun bulunmadığından sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde düzenlenmiş ve sözleşme uyarınca kredi anılan kanun yürürlükte iken verilmiştir. Bu durumda 6101 sayılı yürürlük Kanunu’nun 4. maddesinin uyuşmazlıkta uygulanması mümkün değildir. Yürürlük Kanunu’nun 1. maddesine göre olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığı ve salt genel işlem koşullarına aykırılık kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda Türk Borçlar Kanunu’nun derdest davalara uygulanma koşulları da oluşmamıştır.
Mahkemece işin esasına girilerek davalının itirazında haklı olup olmadığı üzerinde durulup toplanan deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.