Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/9083 E. 2013/14879 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9083
KARAR NO : 2013/14879
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit – istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkilleri ile dava dışı …’nin birlikte otobüs işletmeciliği yaptıklarını, müvekkillerinden … ve … ile dava dışı …’nin, dava dışı …’den … plakalı otobüsü satın alıp, 09.12.2001 tarihli protokolün düzenlendiğini, yapılan anlaşma gereği 5.000,00 TL’nin peşin, kalan 15.500,00 TL bedel için 30.12.2012 vade tarihli alacaklı hanesi ve tanzim tarihi boş senet verildiğini, daha sonra müvekkilleri … ile …’un otobüsteki ortaklık haklarını …’ye devrettiklerini, senedin bedelinin … tarafından ödenip, senedin adı geçen tarafından alındığını, imha edildiği bildirilen senedin boş olan lehdar hanesine davalının adı yazılarak, senedin anlaşmaya aykırı doldurulup, icra takibine konulduğunu, senedin bedelsiz olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı beyanlarında, davacılara elden para verip, karşılığında senet aldığını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını, davaya konu takipteki senedin alacağını tahsil ettiğini söyleyen ancak kendisine ödeme yapmayan avukatını azledip, şikayetçi olduğunu, 11.10.2002 tarihli avukatı ile davacı … arasında imzalanan protokolden haberi olmadığını, … plakalı otobüsü kendisinin …’den parasını vererek satın aldığını, aleyhine açılan ceza davasında beraat ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalının, davacılara verdiği para karşılığı senedi aldığını ispatlayamadığı, menfi tespit davasında kural olarak alacağın bulunduğunun ispatının alacaklıya ait olduğu, ceza dosyasında dinlenen tanık beyanları ile özellikle Adli Tıp Kurumu’nun 02.05.2006 tarihli rapor içeriğinde senetteki …, nakden 30.11.2011 ve … yazı ve rakamlarının, senetteki diğer yazı ve rakamları yazan şahsın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacıların davalıya dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadıkları, yargılama sırasında takip tehdidi altında davacı …’in 23.10.2002 tarihli protokol doğrultusunda ödeme yaptığı, davalı yanın takip nedeniyle başkaca hak ve alacağının kalmadığı, davalının bedeli almadığına dair iddiasının vekili olan avukata verdiği yetkilerde dikkate alınarak vekil, müvekkil ilişkisinden öteye dosyaya tesir etmeyeceği, protokol kapsamında ödendiği anlaşılan 14.500,00 TL yönünden davanın istirdata dönüştüğü, ödemenin davacı … tarafından yapıldığı da gözönünde bulundurularak diğer davacılar yönünden 14.500,00 TL’lik menfi tespit isteminin konusuz kaldığı, bu bedelin davalıdan geri alınarak davacı …’e verilmesi ile geri kalan 1.000,00 TL yönünden davacılar davalıya borçlu olmadıkları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, keşidecisi davacı taraf, lehdarı davalı … olan, “nakden” kaydını ihtiva eden bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar, takip ve dava konusu bononun, dava dışı …’den alınan otobüs nedeniyle sözleşme gereği adı geçene verilen boş senet olup, bedeli ödendikten sonra anlaşmaya aykırı olarak lehdar hanesine davalı adının yazılarak, takibe konulduğunu iddia etmektedirler.
Davalı ise bononun, davacı tarafa verilen nakit para karşılığı düzenlendiğini savunmuştur. Bu durumda senedin boş olarak düzenlendiğini ve sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasında bulunan davacı taraf iddiasını yazılı delille ispat ile yükümlüdür. Mahkemece somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi Adli Tıp Kurumu raporundaki 2 nolu bendin karar gerekçesinde hatalı belirtilmesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.