YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9411
KARAR NO : 2013/13587
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve izni dışında dava dışı kişilere ödeme yapıldığını, toplam 11.020,78 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalışanı tarafından davacıya ait antetli kağıt ve mühür kullanılarak para çekme işleminin gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak sahte olarak düzenlenen para çekme talimatını dikkate alıp davacının hesabından dava dışı kişilere ödeme yaptığı ve % 80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalı bankanın 8.800,51 TL’ye itirazının iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının bankadaki hesabından dava dışı kişilerce sahte belgelerle para çekilmesinde ve başka hesaplara havale yapılmasında davacının, hukuka aykırı işlemleri yapanlarla el ve işbirliği içinde olduğu kanıtlanmadıkça davacının bu eylemlerden dolayı sorumlu tutulması doğru görülemez. Bankalar birer güven ve itimat kurumu olduklarından kendilerine tevdi edilen mevduatı, mevduat sahibinin istediği anda ödemekle yükümlü olup, yaptıkları işin gereği olarak basiretli davranmak zorundadır. Öte yandan bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Mahkemece somut olayda, davacının hesabından hukuka aykırı işlemler sonucu para çekip, havale gerçekleştiren kişilerle el ve işbirliği yaptığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi, bu konuda kesinleşmiş bir mahkeme kararı da mevcut olmadığından somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 11.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.