YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9669
KARAR NO : 2013/14086
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dava vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, 5 yıldır denize kendisi dalarak davacıya salyangoz temin ettiğini, bu iş karşılığında davacının kendisine teminat amaçlı 14.000 TL. meblağlı bono imzalattığını, davacını temin ettiği salyangoz için düşük fiyat ödeme teklifinde bulunması üzerine bu ilişkiyi şifahi olarak sonuçlandırmak istediğini bildirmesi üzerine davalının teminat amaçlı olarak almış olduğu bu bonoyu icra takibine koyduğunu, bonodaki tanzim tarihi ve vade tarihinin kendi eli ürünü olmadığını, davalının açık olan bu kısımları sonradan doldurduğunu ileri sürerek icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının takibe konu senetteki borcu ödediğine ilişkin yazılı belge sunamadığı, dava dilekçesinde delil olarak yemin deliline başvurmuş ise de, 180/01/2011 tarihli duruşmada yeni deliline başvurmayacağını beyan etmiş olup, ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesi gereği bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu bonoda davacı keşideci, davalılardan … A.Ş. lehtar, … ise 1. ciranta durumundadır.
Dava konusu bononun … tarafından davacı aleyhine icra takibine konulduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. …’ın yetkili hamil olup olmadığı somut olay bakımından tartışılması gereken bir konudur. Bonoda ilk cironun lehtar tarafından yapılması gerekmektedir. Oysa dava konusu bono incelendiğinde lehtarın cirosuna rastlanılamamıştır. Her ne kadar lehtar olarak gösterilen … A.Ş. isimli bir şirketin ticaret sicil kayıtlarına rastlanılamadığı ilgili cevap yazısından anlaşılmakta ise de … senedin lehtarı olmadığı gibi görünüşte lehtara ait bir ciro da bulunmadığından somut olayda ciro silsilesinde kopukluk olup takip alacaklısı …’ın yetkili hamil olduğundan söz edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.