YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18393
KARAR NO : 2015/8183
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1) … 2) … 3) … 4) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ipotek veren ve kefil olarak asıl borçlu murisin bankaya olan borçlarını ödediğini, alacağın tahsili için davalı mirasçılar ve borcun nakledildiği davalı şirket aleyhine icra takibi yaptığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, murisin banka kredisi kullanmadığını, davacının kefaleten ödemesi bulunmadığını savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı şirket icra takibine itiraz etmediğinden davalı şirket yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, davalı şirketin dava dışı banka ile arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi nedeniyle konulan ipotek nedeniyle davacının ödeme yaptığı, davalılar …, … ve …’ın davalı şirketin ortakları olduğu, davacının öncelikle davalı şirkete yönelmesi, alacağını tahsil edememesi halinde diğer davalılara müracaat etmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar …, … ve … yönünden davanın reddine, davalıların tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bankacılık işlemi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın ipotek veren davacı tarafından ödenmesi nedeniyle rucüen tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olup, mutlak ticari dava niteliğindedir.Somut olayda dava 04.09.2013 tarihinde açılmış olmakla 6335 sayılı Yasa ile TTK’nın 5. maddesinde yapılan değişiklikle (5. mad./3. fıkra) Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlendiğinden ve görev kamu düzeninden olup re’sen her aşamada gözetilmesi gerektiğinden davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevsiz olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.