YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18813
KARAR NO : 2015/15379
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2014
NUMARASI : 2013/156-2014/204
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. A. D.gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan E.. K..’in takip alacaklısı olup, müvekkili şirkette çalışmakta olan takip borçlusu diğer davalı S.. Y..’den olan alacağı için müvekkili şirkete İİK’nun 89.maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderdiğini, ancak şirket çalışanlarının maaş haczi olduğu düşüncesi ile haciz ihbarnamelerini müvekkili şirkete bildirmediğini, İİK’nun 89/3 maddesindeki 15 günlük sürenin sona erdiğini, bu nedenle İİK’nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davası ikame ettiklerini, halen müvekkili şirkette çalışan takip borçlusunun her ay aldığı maaş dışında müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını iddia ederek haciz ihbarnamelerinin ve işlemlerinin tamamının iptaline, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı E.. K.. vekili cevabında, davanın yasanın öngördüğü hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı S.. Y.., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın İİK 72/3 maddeye dayanılarak açılan menfi tespit davası olup, ancak davanın hukuku nitelendirmesinin re’sen hakim tarafından yapılması gerektiği, davacının, daha konusu icra takip dosyasında alacaklı veya borçlu sıfatı bulunmadığı, 3.kişi konumunda olduğu, bu nedenle davacının İİK’nun 72.maddesi uyarınca dava açma ehliyeti olmadığı ancak İİK’nun 89.maddesine dayanarak dava açabileceği, davanın İİK 72.maddeye değil İİK 89/3 maddesine göre açılmış menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi gerektiği, iş bu davanın üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 6100 Sayılı HMK’nun 33.maddesi uyarınca Türk Kanunlarının Re’sen uygulanmakla yükümlü olan hakimin dava dilekçesinde ileri sürülen maddi vakaları nitelendirmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.