YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19151
KARAR NO : 2015/15698
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ile vek.Av. … ve davalı (temlik alan) … ile birleşen… vek. Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …’in birbirlerine çapraf kefil olmak suretiyle 20.03.2004 tarihinde davalı bankadan 30.000 TL kredi aldıklarını ve ödeme planları doğrultusunda borçlarını zamanında ödediklerini, yine …’in 15.07.2005 tarihinde müvekkilinin kefaletiyle 30.000 TL kredi kullandığını, davalı bankanın kredi sözleşmesinin bir nüshasını vermediğini, ancak davalının 18.12.2007 tarihli ihtarnameyle müvekkilinin 250.000 TL’ye kefil olduğundan bahisle borçtan sorumlu olduğunu bildirdiğini, …’in sözleşmenin imzalanmasından sonra taşınmazlarını ipotek etmek suretiyle kredi sözleşmesindeki miktarı 250.000 TL’ye yükselttiğini, bu işlemin müvekkiline haber verilmediğini ve müvekkilinin muafakatının da alınmadığını, müvekkilinin 30.000 TL tutarındaki kredi sözleşmesine kefil olduğunu, sözleşmede yazılı tutarın sonradan ve başka kalemle yazıldığını belirterek müvekkili tarafından imzalanan 30,000 TL bedelli sözleşme miktarı ödendiği için bakiye bedelin borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 15.07.2005 tarihinde 250.000 TL olarak düzenlendiğini, sonradan başka bir kalemle doldurulmuş iddiasının tamamen hayal ürünü ve kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere, bilirkişi ve … raporlarına göre, kefalet limitinin sonradan yazıldığı iddiasının ispatlanamadığı, kefaletin geçerli ve kefalet limitinin ise 250.000 TL olduğu dava tarihi itibariyle davacının toplam 224.669,21 TL borçtan sorumlu bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.100 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.