Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/2076 E. 2014/5680 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2076
KARAR NO : 2014/5680
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2012
NUMARASI : 2010/284-2012/206

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davalı ile birlikte borçlu oldukları senet bedelini ödediğini, davalının senet bedelinin yarısından sorumlu olduğunu, davalının sorumlu olduğu miktarı ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu senette davacının asıl borçlu kendisinin ise kefil olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; senedin ön yüzünde senet borçlusuna ait imza dışındaki diğer imzaların aval hükmünde olduğu, davalının da senette aval veren konumunda bulunduğu, bu nedenle senet asıl borçlusu olan davacının ödediği bedel nedeniyle aval verene rücu edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin ödeyecek hanesinde davacı M.. K.. ve E.. K..’nun birlikte yer aldığı, kefil hanesinde ise B.. G..’ın isim ve imzalarının bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece somut olayda aval verenin dava dışı B.. G.. olup tarafların müşterek müteselsil borçlu oldukları başka bir anlatımla davalı E.. K..’nun aval veren sıfatını haiz olmayıp müşterek müteselsil borçlu durumunda bulunduğu ve uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.