Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/2090 E. 2014/5683 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2090
KARAR NO : 2014/5683
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; taraflar arasında 18/04/2012 tarihli fason üretim sözleşmesi imzalandığını, yine bu anlaşmaya ek olarak taraflar arasında akdedilen 18/04/2012 tarihli satın alma anlaşması ile müvekkili tarafından 18/04/2012 tanzim tarihli 125.000,00 TL bedelli bir adet teminat senedi düzenlenip davalılardan …Ltd. Şti.’ye verildiğini, müvekkilinin akdedilen sözleşmeler gereğince edimlerini yerine getirip 30/05/2012 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkilinin davalı …Ltd. Şti.’ye her hangi bir borcu olmadığı halde sözleşmeler gereğince teminat senedi olarak alınan 18/04/2012 tarihli senedin üzerine 15/11/2012 ödeme tarihi yazılarak, diğer davalı …’e ciro edildiğini, ancak davalı …’in, diğer davalı şirketin vekili olup, bahsi geçen sözleşmelere şirket adına imza atan kişi olduğunu, …’in karşılıksız olduğunu bildiği teminat senedini doldurarak takibe koyduğunu, müvekkilinin her iki davalıya da borcunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin takip nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalıların %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili; takibe konu senet ile sözleşmeye konu teminat senedinin aynı senetler olmadığını, takip konusu senet üzerinde teminat olarak verildiğine ilişkin bir ibare olmadığını, söz konusu senedin davacı ile müvekkili şirket arasında ileride yapılacak ortak bir iş için müvekkili tarafından farklı zamanlarda davacıya verilen paralar nedeniyle alındığını, kaldı ki davacının sözleşmede bahsi geçen teminat senedini de müvekkili şirkete vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketten 9.228,51 TL alacağının olduğu, 15/11/2012 ödeme tarihli 125.000,00 TL bedelli senedin, 18/04/2012 tarihli sözleşmeye istinaden verilmiş teminat senedi olduğu, anılan senetten dolayı davacının davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi, bu senede ciro yoluyla hamil olan diğer davalı …’in de, davalı şirketin vekili olduğuna dair dosyada bulunan 17/08/2008 tarihli ve 20433 yevmiye no.lu vekaletname dikkate alındığında bu senedin davacı tarafından davalı şirkete teminat amacıyla verildiğini bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle iyi niyetli hamil sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibine konu senetten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.