Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/2208 E. 2014/5772 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2208
KARAR NO : 2014/5772
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile … Finans Leasing A.Ş. arasında yapılan protokol sonucunda müvekkilinin davalılara kefil olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, bu konuda daha önceden kısmen alacağını aldığı aynı mahkemenin kesinleşen 2000/372 E-2003/173 K sayılı ilamının da bulunduğunu beyanla, müvekkilinin yaptığı toplam 318.800-TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davadışı … Tetik Döküm A.Ş’ nin borçlarını üstlenip müvekkillerini kefil olmaktan çıkararak kendisi kefil olduğundan müvekkillerine husumet yöneltemeyeceğini, davacının iddia ettiği ödemeleri yaptığını ispatlaması gerektiğini, ödeme var ise de, bir yıllık süre geçtiğinden alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı taraf husumet itirazında bulunmuş ise de, 2000/372 E-2003/173 K sayılı dosyanın onanmasına ilişkin 19. Hukuk Dairesi’nin 19/03/2004 tarihli ilamında da belirtildiği gibi, taraflar arasında düzenlenen protokolün 7.maddesi uyarınca davalı tarafa husumet düştüğü, yine anılan kararın kısmi dava olması nedeniyle kesin hükümden bahsedilemeyeceği, bahse konu davada fazlaya dair hakların saklı tutulmuş olduğu, kaldı ki o davadan sonraki yapılan ödemeler için işbu davada talepte bulunulduğu, BK 125.maddesine göre zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğundan zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, davacı tarafın ödemeleri kendisinin yaptığını ileri sürmekle birlikte, buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, davadışı … Leasing A.Ş.’ den de bu hususlara ulaşılamadığı, önceki dosyanın bilirkişisinden alınan rapor ile de ödemenin belgelendirilemediği, kaldı ki kısmi davada alınan bilirkişi raporunun daha sonra açılan ikinci davadaki hakimi bağlamayacağı, bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesinin ilk dava için geçerli olduğu, bilirkişi raporunun takdiri delillerden olup, kısmi davada alacağın dava edilen miktar kadar olduğunun ispat edilmesinin yeterli olduğu, açılan ikinci davada ise konu edilen alacağın miktarının davacı tarafından kanıtlanmasının gerektiği gerekçeleriyle, ispat edilemeyen asıl davanın reddine, bu dosya ile birleşen 2005/740 E.-2008/187 K sayılı dosyasının ise işlemden kaldırıldığı 07/12/2012 tarihinde itibaren yasal süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı ile davadışı … Finansal Kiralama A.Ş. arasındaki 28.02.2000 tarihli protokolde bu davanın konusunu oluşturan ödemelerin davacının kefaleti altında davadışı … Tetik Döküm A.Ş tarafından yapılacağının kararlaştırılmış olmasına, davacının ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını kesin delillerle kanıtlayamamış olmasına, kesinleşen … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2000/372 E-2003/173 K sayılı kararının bu davada güçlü delil olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.