YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2283
KARAR NO : 2014/5641
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2013
NUMARASI : 2012/520-2013/35
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemece davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen 16.01.2013 günlü karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş olup, davacı vekilinin 24.05.2013 günlü tavzih talebi hakkında mahkemece tavzih talebinin kabulüne dair verilen 10.07.2013 günlü karar da davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili vermiş olduğu 11.07.2013 günlü dilekçesi ile temyiz talebinden feragat etmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine takip borçlusu S.. G..’in borcu sebebiyle İİK. 89/3 maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin takip borçlusunun çalışanı olduğunu, aralarında ticari ilişki bulunmadığını, herhangi bir alacağının olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacağını tahsil ettiğini, davanın konusu kalmadığını bildirerek konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının takip borçlusundan herhangi bir alacağı kalmadığı, alacağın tahsil edildiği, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve deliller toplandıktan sonra davanın konusuz kaldığı, davalı tarafın yargılama giderleri ve ücreti vekaletten sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Hükmü temyiz eden davacı vekili, 11.07.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve vekaletnamesinde temyizden feragate yetkisi olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddi gerekmektedir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dışı borçlu hakkında davalı tarafından Bursa 10. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1936 Esas sayılı icra takibi yapılmış ve takip kesinleşmiştir. Takip borçlusunun davacı nezdinde alacağı olduğu öğrenilmekle davacıya İİK.’nun 89/1. maddesi uyarınca I. ve II. haciz ihbarnameleri tebliğ edilmiştir. Süresinde haciz ihbarnamelerine bir itiraz yapılmamış bunun üzerine aynı yasanın 89/III. maddesi uyarınca III. haciz ihbarnamesi 11.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine yedi gün içinde itiraz etmemiş olması nedeniyle yasal kural gereği borç zimmetinde sayılmış olan davacı, bu borcu ödemekten kurtulmak için onbeş günlük süre içinde olumsuz saptama davası açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olup, mahkemece davanın bu süre içinde açılıp açılmadığını doğrudan doğruya araştırmakla yükümlüdür.
Bu durumda, davacının süresinde borçlu olmadığına ilişkin olumsuz saptama davası açmadığıiçin borç zimmetinde sayılmış olmakla artık takip alacaklısı aleyhine, takip borçlusuna kendisinin borçlu bulunmadığından bahisle, dava açma hakkı kalmamıştır. Davacının davanın süresinde açılmaması nedeniyle artık kesinleşen borcu icra veznesine ödemek yükümlülüğü altına girmiştir. Böylece aslında borcu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan davacının ödemeden sonra genel hükümlere göre takip borçlusuna karşı haksız zenginleşme davası açması gerekecektir.
Bu nedenlerle davacının, davalıya karşı açtığı olumsuz saptama davasının reddi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile alacağın tahsil edildiğinden bahisle konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.