Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/3026 E. 2015/94 K. 13.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3026
KARAR NO : 2015/94
KARAR TARİHİ : 13.01.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, takip konusu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, davacı bankanın sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmadığını bilerek kötüniyetle icra takibi yaptığı hususunun ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Takip alacaklısı banka olup, genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davalı borçlu hakkında takip yapmıştır. Somut olayda, takip alacaklısı söz konusu genel kredi sözleşmesinin tarafı olup, sözleşmedeki imzanın kefil davalıya ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığını kontrol etmeden ya da imzanın banka yetkilileri huzurunda atılması sağlanmadan davalı kefile karşı takip yapan davacı bankanın başlattığı takipte kötüniyetli olduğu gözetilerek takip tarihi itibariyle davalı yararına % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.