Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/4991 E. 2014/9165 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4991
KARAR NO : 2014/9165
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2012/1297-2013/277

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdolunan Genel Kredi Sözleşmelerinde davadışı M. A.’ın da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhlerine girişilen takibe davalı şirketin süresinde yaptığı itiraz sonucu takibin durduğunu davadışı kefil hakkındaki takibin ise kesinleştiğini, davalı şirketin icra dairesinin yetkisine ve borca itirazın haksız olduğu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; icra dairesinin yetkisine itirazı tekrarlayarak yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu bildirmek suretiyle mahkemenin yetkisine de itiraz etmiş ve kredi sözleşmelerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın dayanağını oluşturan iki adet genel kredi sözleşmesinde de İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair düzenleme bulunduğu, davalı yanın sözleşmelerdeki imzayı inkar etmesi nedeniyle sözleşme ilişkisi ihtilaflı olduğu ve davalı tarafça yetkili icra dairesi Bakırköy İcra Dairesi gösterildiğinden bu yer icra dairelerinin yetkili bulunduğunun kabulü gerektiği, böylece icra takibinin yapıldığı yer olan Ümraniye İcra Dairelerinin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı gerçekleşmediğinden HMK’nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinde dayanak olarak “Genel Kredi Sözleşmesi” gösterilmiş ve dosyaya biri 2008 tarihli diğeri 2012 tarihli olmak üzere iki adet Genel Kredi Sözleşmesi delil olarak sunulmuştur. Her iki sözleşmede de İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartı bulunmaktadır. Davalı şirket vekili sözleşmelerdeki imzayı inkar ettiğinden, öncelikle davacı vekiline hangi sözleşmeye dayandığı hususu açıklattırılarak daha sonra dayanılan sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı yönünden imza incelemesi yaptırılarak icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz hadise şeklinde incelenip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.