Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/7182 E. 2014/11711 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7182
KARAR NO : 2014/11711
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; dava dışı şirketle davalı arasında akdolunan kredi sözleşmesinde müvekkilinin de kefil olduğu iddiasıyla girişilen takibe itiraz sonucu … 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/365 E., 2012/123 K. sayılı kararıyla itirazın iptaline karar verilip bu karar kesinleşmiş ise de yapılan araştırma sonucu iadei muhakemeyi gerektirir önemli koşulların varlığının saptandığını zira takibe dayanak oluşturan ihtiyati haciz kararında müvekkilinin taraf bulunmadığı gibi, takibe itiraz eden vekilin icra dosyasına sunduğu vekaletnamenin usulsüz olduğu ve borcun temelini oluşturan kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait bulunmadığını, ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine soruşturmanın sürdüğünü belirterek kesinleşmiş yerel mahkeme kararının kaldırılarak haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; HMK 375. maddesinde belirtilen koşullardan hiçbirisinin somut olayda gerçekleşmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının vekili vasıtasıyla temsil olunduğu itirazın iptali davasında verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, vekilin vekalet görevini yerine getirmiş olup davacının yetkisiz vekil olarak tanımladığı vekil dışında başka vekille temsil olunduğu gibi yargılama sırasında aleyhine hüküm tesis edilen davacının elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirildiğine dair yargı kararıyla sabit bir delilin dosyaya sunulamadığı, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazırlık soruşturmasının sürmekte olup kamu davasının henüz açılmadığı, somut olayda HMK 375. maddesinde sayılan yargılamanın iadesini gerektirecek şartların oluşmadığı, davacı yanca ileri sürülen hususların ayrı ayrı temyiz sebebi olarak kabul edilebilecek ise de iadei muhakeme sebebi olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.