Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/7878 E. 2014/11399 K. 18.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7878
KARAR NO : 2014/11399
KARAR TARİHİ : 18.06.2014

Davacı … Petrolleri A.Ş vek. Av. … ile davalı … Telekomünikasyon Tic. A.Ş vek. Av. … arasında görülen dava hakkında … 21.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 13.11.2012 gün ve 2011/138 E. – 2012/265 K. sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 27.01.2014 gün ve 2013/4076 E. – 2014/1928 K. sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, takdiren 228.00 TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 18.06.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-MUHALEFET ŞERHİ-

Taraflar arasında imzalanan 04.01.2008 tarihli sözleşmenin ardarda teslimli mal satış sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmeye eklenen taahhütnamenin 3.1.a maddesiyle B.K.’nun 158/2 maddesi anlamında ifaya eklenen cezai şart düzenlemesi getirildiği ancak davacının davalı tarafından kendisine ardarda yapılan mal teslimi şeklindeki ifayı çekincesiz olarak (ihtirazı kayıt ileri sürmeden) kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda B.K.’nun 158/2 maddesinin 2. cümlesi gereğince davacının artık davalıdan cezai şart alacağı talep etmesi mümkün değildir.

Ayrıca taraflar arasındaki 04.01.2008 tarihli sözleşmenin 14. maddesindeki düzenlemenin, davacıyı B.K. ‘nun 158/2 maddesinin 2. cümlesinde yazılı ifayı çekinceli olarak kabul etme (ihtirazı kayıt ileri sürme) külfetinden kurtardığı şeklinde değerlendirilmesi de doğru görülemez.
Bu nedenle gerekçesinde bu hususları tartışmayan yerel mahkeme kararının belirtilen hususlar üzerinde durularak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaretle bozulması gerekirken; onanmasının yerinde olmadığını ve bu nedenle Dairemizin onama kararına karşı başvurulan tashihi karar talebinin kabulü ile kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden saygıdeğer çoğunluğun tashihi karar talebinin reddine ilişkin görüşüne katılamıyoruz. 18.06.2014