Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/1010 E. 2015/9066 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1010
KARAR NO : 2015/9066
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki (asıl ve birleşen) itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davanın davacısı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı …vekili, asıl ve birleşen sliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/180 E. sayılı davasında müvekkili banka tarafından dava dışı …’ne davalının da kefili bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takiplerinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin dava dışı kredi borçlusu şirketin ortağı olduğu dönemde davacı banka ile imzalanan kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığını, müvekkilinin kefaleti ile çekilen kredi borcunun tamamen ödendiğini ve bu sözleşmeden dolayı borç kalmadığını, daha sonra imzalanan sözleşmelerde müvekkilinin imzası bulunduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının imzasını taşıyan 26.05.2006 tarihli sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan kredi borcunun ödenerek son bulduğu, davalının şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında düzenlenen kredi sözleşmelerinde davalının imzası olmadığı, bu sözleşmeler uyarınca asıl borçlu şirkete taksitli ticari kredi ile kredi kartı verildiği, davalının sonraki sözleşmelerden dolayı kefalet sorumluluğunun da bulunmadığı gerekçeleriyle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davanın davacısı vekilince temyiz edilmiştir:
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.