Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/11351 E. 2016/4733 K. 17.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11351
KARAR NO : 2016/4733
KARAR TARİHİ : 17.03.2016

MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/05/2015
NUMARASI : 2014/99-2015/286

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 07.11.2013 günlü ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, asıl kredi borçlusu lehine verilen teminat mektubundan kaynaklanan komisyon alacağından ve ferilerden kefilin kefalet limiti oranında sorumlu olduğu, bunun dışında gayrinakdi teminat mektubu bedelinin depo edilmesinin kefilden istenmesi için kredi sözleşmesinde özel hüküm bulunması gerektiği, mahkemece tüm bu hususlar ile iddia ve savunma üzerinde durularak ve itirazları karşılar biçimde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı kefilin sözleşme uyarınca teminat mektubu komisyonu alacağından sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi, sözleşmede hüküm varsa depo talebinden de kefalet limiti oranında sorumluluğu yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyma kararı verilmiş ve yapılan yargılama sonunda 07.05.2015 günlü hüküm kurulmuş ise de, anılan hükümde yeterli gerekçe bulunmamaktadır. Bu itibarla bozma kararı doğrultusunda işlem yapılıp yapılmadığı hususu denetlenememektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddeleri hükümleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 17/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.