YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13133
KARAR NO : 2016/5283
KARAR TARİHİ : 24.03.2016
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/04/2015
NUMARASI : 2013/15-2015/272
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredi borcunun çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının gerçek olmadığını, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanmadığını, davacı bankadan almış olduğu çek yapraklarını kaybeden müvekkilinin muhatap bankaya durumu derhal bildirerek çeklerin tarafından imzalanmayıp ibraz edilecek çekler için ödeme yapılmamasını istediğini, buna rağmen bankanın gerekli tedbirleri almadığını ve çek garanti bedellerini ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibin dayanağının kredi sözleşmesi ve bu sözleşme uyarınca kullandırılan kredi olduğu, dosya kapsamına göre davalıya kullandırılmış bir kredi ve kredi borcu bulunmadığı, davacı tarafın takipteki hukuki sebebi değiştirerek alacağın kaynağını çek tazmin bedelleri olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığı, kaldıki davalının davacı bankaya elindeki çek yapraklarının rızası hilafına elinden çıktığını noter aracılığıyla 25/08/2009 tarihinde bildirdiği, bundan sonra yapılmış ya da yapılacak ödemelerin basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken bankanın sorumluluğunda olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı banka, genel kredi sözleşmesi uyarınca çek karnesi verdiği davalıdan, çeki ibraz eden hamile ödediği, Çek Kanunu uyarınca ödemekle yükümlü olduğu bedelin rücuen tahsilini istemiştir. Banka çek aslının ibrazı halinde 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca belli bir miktar ödemekle yükümlüdür. Ödediği bu bedeli çekteki imza keşideciye ait ise davalı keşideciden isteyebilir. Bankanın çek üzerindeki imzanın keşideciye ait olup olmadığını denetleme yükümlülüğü vardır. Mahkemece bankadan zorunlu karşılığı ödenen çek asıllarının ibrazı istenip bu çek yaprakları üzerindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı tespit ettirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.