YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13192
KARAR NO : 2016/4409
KARAR TARİHİ : 10.03.2016
TARİHİ : 08/07/2014
NUMARASI : 2013/104-2014/263
DAVACI : …
DAVALILAR :…
…
İHBAR OLUNAN :…
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin eşi .. tarihli protokol ile kefil olduğunu, ancak düzenlenen kefalet protokolüne müvekkilinin yazılı rıza vermediğini, müvekkilinin eşi hakkında başlatılan icra takibi sonucu durumdan haberdar olduğunu ileri sürerek, davanın dava dışı .. ihbar edilerek Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesi uyarınca bahse konu kefalet protokolü ve bu protokole istinaden verilen senetlerin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ayrı ayrı davanın kabulünü istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
İhbar olunan Bu…’ın imzalamış olduğu kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, kefalet sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle bu senetlerin de geçersiz olduğunun kabul edilemeyeceğini, davanın senetlerin sahibi olan müvekkiline yöneltilmesi gerektiğini, davanın eksik açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının dava konusu protokol kapsamında verilen senetlerin alacaklısı ihbar olunan Bu Piliç …’yi davada taraf olarak göstermediği ve ihbar olunan hakkında davanın esasına yönelik karar verilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, eşin rızasının alınmaması nedeniyle kambiyo senedine aval veren eşin yaptığı işlemin geçersizliği nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.
Menfi tespit davası senette sıfatı bulunan tüm kişilere karşı açılacağı gibi takip alacaklısıyla cirantalar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından sadece bir kısmına yönelik de açılabilir. Bu durumda mahkemece davacının dayandığı hukuki sebep yönünden deliller toplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.