Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/1378 E. 2015/3318 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1378
KARAR NO : 2015/3318
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca, davalının, müvekkilinin alacağı ihalelerle ilgili malları ihale koşullarına uygun olarak müvekkiline vermeyi taahhüt ettiğini, ancak davalıdan tedarik edilip ihaleyi yapan kurumlara teslim edilen malların ayıplı olması nedeni ile müvekkilinin ihalelerin feshedildiğini, davalının bu şekilde taahhüdüne uygun davranmaması nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü, zira ihaleler arası farkın tazmini, 2 yıl ihaleye girememe, ticari itibar kaybı şeklinde maddi-manevi zararları olduğunu belirterek, 300.000-TL lik zarardan, şimdilik 50.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihalede taraf olmadığını, ayıp ihbar süresine uyulmadığı gibi zamanaşımının da dolduğunu, ürünler bozulduysa davacı iyi muhafaza edemediğinden bozulmuş olabileceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen ilk kararda, davacının dava açtığı diğer şirketin yetki itirazında bulunduğu ve bu itirazın yerinde olduğu, her iki davalı yönünden davaların birlikte görülmesinin usul ekonomisi yönünden faydalı olacağı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkemenin yetkisizliğine, başvuru halinde dosyanın Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.10.2013 tarihli 2013/12727 E. – 2013/16328 K. sayılı bozma ilamı ile “….davalılardan sadece Yörsan Anonim Şirketi yetki itirazında bulunmuş, diğer davalı yetki itirazı ileri sürmemiştir. Somut olayda zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi kesin yetki durumu da söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece yetki itirazında bulunmayan davalı … Limited Şirketi hakkındaki davanın tefriki ile bu davalı yönünden işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilerek hükmün bozulduğu, bozmaya uyularak diğer davalı şirket bakımından dosyanın tefrik edilip işbu davadan ayrıldığı, bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davacının değişik illerde bulunan askeri birimlerin açtığı ihalelere girdiği, bu ihaleler kapsamında davalıdan satın alınan malları askeri birimlere verdiği, davacının askeri birimlere sattığı bu ürünlerin bir kısmının ihale şartlarına uygun olmadığı belirlenerek ihalelerin feshedildiği, 2009 yılı Nisan-Mayıs ve Haziran aylarında davalı tarafça davacıya satış yapıldığı, satışın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan TTK 25/4. maddesi gereğince tacirler arası ticari satımlarda zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu, malların tesliminden itibaren işbu dava açılıncaya kadar zamanaşımının fazlası ile dolduğu, satışların 2009 yılı Haziran ayına kadar yapıldığı, her ne kadar davacı 04/01/2010 tarihli ihtarnameyi davalıya gönderdiklerini belirterek zamanaşımı içinde bu davayı açtıklarını belirtmişse de, ihtarname tarihi dikkate alındığında dahi 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçeleriyle, davalı tarafın zamanaşımı def’inin yerinde bulunduğu gerekçeleriyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, taraflar arasındaki satım ilişkisinden dolayı, davacının davalının taahhüdü gereğince 3. kişilerden aldığı ihalelerin davalıdan alıp teslim ettiği malların kusurlu, ayıplı ve taahhütlere aykırı olması nedeniyle feshinden dolayı uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 25/4. maddesi uyarınca ticari satışlarda zamanaşımı süresi malın tesliminden itibaren 6 aylık süreye tabi ise de, 818 sayılı BK’nun 207/son fıkrası gereğince satıcı alıcıyı iğfal etmiş ise TTK’nun 25/4. maddesinde belirtilen 6 aylık zamanaşımı süresinde faydalanılamaz. Bu durumda 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
Mahkemece olayda iğfal halinin bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.