YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13958
KARAR NO : 2016/4075
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili hakkında kredi kartı alacağına dayalı olarak icra takibi başlattığını, ancak takibe konu kredi kartının müvekkilinin boşanmış olduğu eski eşine ait olduğunu, müvekkilinin kredi kartı borcuyla ilgisinin olmadığını ileri sürerek müvekkilinin takibe konu borç nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının borcun tamamından değil, ek kartla yapmış olduğu harcamalara ilişkin kısımdan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı bankanın davacı ve dava dışı …… aleyhine kredi kartından kaynaklı borç sebebiyle icra takibine giriştiği, davalı vekilince sunulan kredi kartı sözleşmesinin davacı tarafından imzalanmadığı, dava dışı Celal Bostan tarafından imzalandığı, ek karta ilişkin ayrı bir sözleşmenin de bulunmadığı, dolayısıyla davacı iddiasının haklı olduğu, bu durumu bilmesine rağmen icra takibine girişen davalı bankanın takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin davacı yönünden iptaline, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; davacı, hakkında başlatılan icra takibine konu kredi kartıyla ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş, davalı banka ise ek kart sahibi olan davacının yapmış olduğu harcamalardan sorumlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece davacının imzalamış olduğu bir kredi kartı sözleşmesinin bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ek kart verilmiş olması halinde ek kart hamilinin yapmış oldukları harcamalardan sorumlu olduğu hususu dikkate alınmamıştır. O halde mahkemece banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, öncelikle davacının ek kart sahibi olup olmadığı, ek kart sahibi ise yapmış olduğu harcama tutarı tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.