YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15865
KARAR NO : 2016/7512
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …….. ile davalı vek. Av. ……….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin ihlal edildiği iddiasıyla davalı tarafından davacıya kesilen cezanın asılsız olduğundan bahisle düzenlenen ceza faturasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, kesilen cezanın usulüne uygun olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesi gereğince, ceza faturası düzenlemeden önce uyarıda bulunması gerekmesine rağmen uyarı yapılmaksızın dava konusu ceza faturasını sözleşmeye aykırı olarak düzenlediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan uyarı şartına uyulmadığı halde davalı tarafından tahakkuk ettirilen ve davacı tarafca ihtirazi kayıtla ödenen ceza faturası bedelinin sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanılarak tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 117/2. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmede, zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır.
Somut olayda, hükmedilen miktara ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş, borçlunun temerrüdü açısından anılan Yasa hükmü uyarınca davalının, sebepsiz zenginleşmede iyiniyetli olup olmadığı ve dolayısıyla temerrüt yönünden bildirim gerekip gerekmediği hususları üzerinde durulup tartışılmamıştır. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.