YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1980
KARAR NO : 2015/17175
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2014
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.E. A.ile davalı vek.Av.E. R. D.in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 16.04.2007 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca davalıya 10.08.2009 tarihli 30.000 TL tutarındaki teminat mektubunu verdiğini,müvekkili tarafından davalıya keşide edilen 29.03.2012 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin 5 yıllık sürenin sonu olan 16.04.2012 tarihinden itibaren yenilenmeyeceği bildirilerek teminat mektubunun iadesinin istendiğini, ancak davalı şirketin hiçbir alacağı bulunmadığı halde 24.05.2012 tarihinde teminat mektubunu nakde çevirdiğini, haksız şekilde tahsil edilen teminat mektubu bedelinin tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu teminat mektubunun davacının taraflar arasında devam eden ticari ilişkide doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğini, davacının satış taahhüdünü ihlal etmesinden dolayı müvekkilinin 64.236 USD cezai şart alacağı oluştuğunu, bu alacağa ilişkin faturanın düzenlenerek davacıya gönderildiğini, ayrıca davacının satış taahhüdüne uyacağı inancıyla müvekkilince davacıya ariyeten kurumsal kimlik ve pompalar verildiğini, bunların o günkü şartlarda 37.686,88 USD tutarında olup, halihazırda hasarsız ve kullanılabilir şekilde iade edilmediğinden davacının borcu bulunduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının asgari mal alım taahhütnamesi uyarınca cezai şart talep etme hakkı var ise de bu hakkını kullanmadığı ve ihtirazi kayıt koymaksızın davacıya mal vermeye devam ettiği, böylelikle cezai şart istenmeyeceği yönünde davacı nezdinde güven oluşturduğu, bu durumun cezai şart talebinden feragat anlamına geldiği, ariyeten verilmiş kurumsal kimlik ve pompaların başka bir istasyonda kullanılma imkanının olması nedeniyle bedelinin davacıdan istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
…/…
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.