Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/2001 E. 2015/17434 K. 22.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2001
KARAR NO : 2015/17434
KARAR TARİHİ : 22.12.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, bankanın ATM’lerinden müvekkilinin hesabından muhtelif zamanlarda toplam 3.450.00 TL.nin rızası dışında çekildiğini, müvekkilinin kart şifresini hiç almadığını ve ATM cihazını da kullanmadığını, çekilen bu paralar nedeniyle davalı bankanın, müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını iddia ederek, müvekkilinin hesabından çekilen paralar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takiplerine ödenmek zorunda kalınan meblağların faizi ile birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının talebi doğrultusunda kendisine kredi kartı düzenlenip teslim edildiğini, farklı zamanlarda kartla nakit avans çekilip, taksitli kredi kullanıldığını, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı aleyhine ilamsız icra takipleri başlatıldığını, takiplerin itirazsız kesinleştiğini, kartın teslim tarihinden sonra karta ilişkin hak ve sorumlulukların davacıya ait olup, davanın mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının, davaya konu ettiği nakit çekim işlemlerinin 1 yıllık bir süreç içinde gerçekleşmiş olmasına rağmen davacının bu 1 yıllık süre boyunca hesabından çekilen nakit paralara itiraz etmediği ve kartın kaybolmasıyla ilgili müracaat ve şikayetlerde bulunmadığı, nakit çekim işlemlerinden yakın tarihlerde çekim bedellerine yakın miktarda tüketici kredisine yönelik ödemeler yapılmasının çekilen nakitlerin tüketici kredisi ödemelerinde kullanıldığı kanaatini uyandırdığı, davaya konu işletme kartının davacıya teslim edildiğinin davacının imzalı beyanı ile sabit olup, 5464 sayılı Yasanın 15.maddesi uyarınca zilyetliğini eline geçirdiği kartı koruma yükümlülüğünün davacıya ait olduğu,… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyası neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip, yapılan itirazın reddi üzerine kararın kesinleştiği, Yasa’nın 16.maddesi gereği kartın kaybolması, çalınması halinde derhal bankaya bildirim yükümlülüğü olmasına rağmen davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı bankaya somut olay nedeniyle izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.