Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/3445 E. 2015/14828 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3445
KARAR NO : 2015/14828
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka tarafından dava dışı …’ya müvekkilinin kefaleti ile taksitli ticari kredi kullandırıldığını, ayrıca müvekkili adına kayıtlı bir taşınmazın banka lehine ipotek edildiğini, müvekkilinin tek bir krediye kefil olduğunu, ancak asıl borçluya müvekkilinin bilgisi dışında da kredi ve çek karnesi verildiğini, müvekkili hakkında kefil olduğu tutarın çok üzerinde bir alacak talebi ile ipotekli icra takibi başlatıldığını, ayrıca 6098 sayılı TBK’nun ilgili hükümleri uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını belirterek müvekkilinin ipotekli icra takibinde kefalet limitinin üzerinde talep edilen tutardan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu icra takibi nedeniyle davalının sorumluluğunun ipotek senedine dayanmakta olduğunu, söz konusu ipoteğin asıl borçlunun müvekkili bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçlarının 110.000,00 TL’sine kadar olan kısmını teminat altına aldığını, ayrıca aynı senedin 2.maddesiyle davalının kefil olarak da sorumlu tutulduğunu, dolayısıyla davacı iddiasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava dışı …’nun davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı tüm kredilere ilişkin borcun teminatı olarak davacıya ait taşınmazın 110.000,00 TL limit ile ipotek edildiği, ayrıca ipotek senedine göre aynı limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olunduğu, ipotek senedinde belirli bir krediye yönelik sınırlandırma yapılmadığı, asıl borçlunun ödenmeyen anapara alacaklarının bile ipotek limitinin üzerinde olduğu, ayrıca ipotek senedinin, düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK’nun ilgili hükümleri uyarınca geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi olmasına, davacının kefaletine dayalı ilamsız icra takibinin dava konusu edilmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.