Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/4635 E. 2015/15183 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4635
KARAR NO : 2015/15183
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen direkt satış noktası sözleşmesinin, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkili tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği davalıya % 100 iskontolu olarak verilen mal bedeli ile cezai şart alacağının tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının sözleşmeye dayalı edimleri davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yazılı belgelerde yer alan imzanın inkarı halinde, incelemenin, imzasını inkar eden tarafın belge tarihinden önceki mukayeseye esas imzalarını içerir belge asılları temin edilip, mahkeme huzurunda imza istiktabı sağlanarak, imzası inkar edilen belge aslı ile karşılaştırılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Dosya içerisinde yer alan 29.08.2014 tarihli bilirkişi raporu ise anılan koşulları taşımayıp direkt satış noktası sözleşmesi aslının mahkeme kasasında bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu halde, sözleşme fotokopisi üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece sözleşme aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, usulüne uygun incelemeyi içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davacı yan ticari ilişkinin ispatı anlamında, dosyaya davalı adına düzenlediği 24.07.2012, 27.07.2012, 02.08.2012 tarihli, davalının kaşe ve imzasını içerir 3 adet fatura ibraz etmiş, davalı cevap dilekçesinde işyerine gelen kişilerin … bıraktığını belirtmiştir. Hal böyle olunca; mahkemece, yanlar arasında direkt satış noktası sözleşmesi uygulanmış ise, imzası kendisine ait olmasa da davalının bu sözleşme hükümleri ile bağlı olacağı gözetilerek dosyaya sunulan faturalar ve davalının cevap dilekçesindeki anılan beyanı üzerinde durulup, sözleşmenin taraflar arasında uygulanıp uygulanmadığı saptanıp karar yerinde tartışılarak sonucuna bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçesiyle nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.