Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/481 E. 2015/3510 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/481
KARAR NO : 2015/3510
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki süresince davalıya mal satıldığını ve karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız kısmi itirazı ile durduğunu, davalının 1 adet faturanın vadesine ve faiz türüne itiraz ettiğini, ancak itiraz edilen alacağın vadeye bağlandığına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki olması nedeniyle TTK hükümleri gereğince alacağa reeskont faizi uygulanması gerektiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan doğrudan temin yöntemiyle bazı ürünler aldığını, itiraz edilen faturanın vadesinin henüz gelmediğini, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olmadığını, zira müvekkilinin tacir olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın ancak yasal faiz talep edebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının, davacıdan piyasa şartlarında icap ve kabul ilkelerine göre karşılıklı sözleşme ile mal alımı yaptığı, davacı ticaret şirketi olup davalının yaptığı alımın da bir ticari faaliyet olduğu, dolayısıyla avans faizi talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 31.03.2014 tarih, 2014/3356 Esas ve 2014/6151 Karar sayılı ilamı ile; “Taraflar tacir olup işin ticari nitelikte olduğu yerel mahkemenin de kabulündedir. 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesinde 6335 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik uyarınca 01/07/2012 tarihinden sonraki uyuşmazlıklar bakımından Asliye Hukuk Mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, işbölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemece davanın her safhasında re’sen gözetilir. Bu durumda mahkemece somut olayda davanın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girdiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle, mahkemenin görevsizliğine, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğuna, dosyanın görevli … Asliye Ticaret Mahkemesi’ne H.M.K 20/1 maddesi gereği karar kesinleştikten sonra iki haftalık süre içerisinde gönderilmesi için başvurulması halinde gönderilmesine dair verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.