YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5362
KARAR NO : 2015/14527
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dış…arasında imzalanan 24/03/1998 tarihli kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesine istinaden düzenlenen kredi kartlarının adı geçen kart hamiline verildiğini, davalının bu sözleşmeyi üyenin fiilini taahhüt eden sıfatıyla imzaladığını, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini iddia ederek, 6.917,90 TL asıl alacak ve 128,95 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 7.046,85 TL’nin hesap kat tarihi olan 27/08/2008 tarihinden itibaren yıllık %67,08 sözleşme faizi ve faizin %5… ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı davaya cevap vermemiş, mahkeme huzurunda sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, borca ilişkin 300 TL ödeme yaptığını, bu miktar dışında kalan borcu kabul etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama,toplanan deliller doğrultusunda, davalı her ne kadar 24/03/1998 tarihli sözleşmeyi garantör sıfatıyla imzalamış gibi görünmekte ise de, garanti beyanının kredi sözleşmesinin hemen altında yer alması ve bu beyanın başlangıcında kredi sözleşmesine yollama yapılarak garanti beyanı asli unsur olmaktan çıkarak fer’i nitelik kazanması ve teminat verenin bu sözleşmeyi yapmakta menfaati olduğunun davacı banka tarafından ispat edilememesi hususları birlikte gözetildiğinde davalının sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığının kabulünün gerektiği, kefalet sözleşmesinde BK’nın 484.maddesi uyarınca kefilin sorumlu olduğu miktarın açıkça belli olması gerektiği, somut olayda kefalet miktarı açıkça belirtilmediği gibi sözleşme içeriğinden de anlaşılamadığı, kefilin kredi kartı borcundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.