YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5541
KARAR NO : 2015/15989
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı hakkında kredi alacağı sebebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip borçlusunun alacaktan sorumlu olmadığı iddiası ile davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun tarımsal krediler genel sözleşmesi ile kredi kullanarak borçlandığını, kredi borcunu zamanında ödemediğinden borcun muaccel hale geldiğini ve kanuni takibe aktarıldığını, krediye karşılık alınan ipoteğin paraya çevrilmesi için aynı zamanda takip başlatıldığını ve takibin devam ettiğini, borca karşılık alınan ipoteğin yeterli olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat amacıyla üst sınır ipotek veren bir kimsenin ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin ödeme emrine itiraz etmemiş olsa bile üst sınırı aşan bir tutarla sorumlu tutulamayacağını, alacaklının ipotekle temin edilmiş alacağının tahsil yolunda ipoteğin paraya çevrilmesinde ihmal gösterdiğini ve borç miktarının artmasına neden olduğunu, alacaklının ilamsız takip yoluyla üst sınır ipoteğini aşan 32.186,16 TL’yi talep etmesinin doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibariyle 6.813,43 TL asıl alacak, 28.033,89 TL işlemiş faiz, 1.401,69 TL BSMV olmak üzere toplam 36.249,01 TL alacağından ipotek bedeli olan 7.800,00 TL düşüldükten sonra 28.449,01 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle hüküm kısmındaki maddi hatanın gerekçeye göre her zaman düzeltilebileceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 02.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.