YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5725
KARAR NO : 2015/14650
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafın 04.03.2014 tarihinde sunduğu teklife konu malların teslimi karşılığında ön ödeme olarak keşidecisi müvekkili şirket ve lehtarı karşı taraf olan 10.000 TL bedelli bir adet çeki davalı tarafa teslim ettiğini, teklif uyarınca teslim süresinin 12 gün olduğunu, ancak teslim tarihi geçmesine rağmen malların teslim edilmediğini, davalı tarafa verdikleri çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek davalı tarafa elden teslim edilen çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa davalının açık adreslerini sunması için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içinde adresin bildirilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verileceği konusunda davacı vekiline 31.12.2014 tarihinde ihtar edilmesine karşın süresi içinde davalı şirketin adresinin bildirilmediği gerekçesiyle HMK’nun 114. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, davalı tarafın adresinin gösterilmiş olduğu, dava dilekçesinde belirtilen davalı adresine çıkartılan dava dilekçesi ekli davetiyenin davalının adreste tanınmaması nedeniyle bila ikmal iade olunduğu, mahkemece davalının bildirilen adresine çıkartılan dava dilekçesinin bila ikmal dönmüş olması nedeniyle 19.12.2014 tarihli ön inceleme tutanağı ile iki haftalık kesin süre içinde davalının açık adresinin bildirilmesi aksi halde davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddedileceği hususunun davacı vekiline tebliğ edilerek ihtar edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece, 6100 sayılı HMK’nun 114. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de, dava dilekçesinde eksiklik bulunması halinde yapılacak işlemler anılan Kanunun 119. maddesinde düzenlenmiştir. HMK’nun 119. maddesinde belirtilen husus, dava dilekçesinde davalı tarafın adresinin hiç yazılmamış, bildirilmemiş olması durumunda davacı tarafa verilecek bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanmasının istenmesi, tamamlanmaması halinde uygulanacak yaptırımın karşı tarafa ihtar edilmesidir. Aksine düşünce, gerek Tebligat Kanunu’nun tebligata ilişkin ilgili hükümlerini (Teb.K. Md 21- 25-28) gerekse Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına dair Yönetmeliğinin ilanen tebliğ ile ilgili 48 ve devamı maddelerini işlevsiz hale getirecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının adres ve kimlik araştırmasının yapılarak adresinin tespit edilmesi, ancak gerekli araştırma yapılmasına rağmen adresinin tespit edilememesi halinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değiştirilen 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21., 28. ve 35. maddeleri dikkate alınarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.