YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7778
KARAR NO : 2016/1872
KARAR TARİHİ : 09.02.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin Dahilde İşleme Rejim Kararına dayalı olarak …’nca verilen Dahilde İşleme Rejim Belgesine (DİİB) istinaden ithalat yaptığını ve aynı türden belge alan davalı şirkete 2006-2007 yıllarında muhtelif faturalarla sattığı DİİB kapsamındaki ürünleri davalının Dahilde İşleme Rejimi hakkındaki Karar ve Tebliğ hükümlerinde belirtilen sürede ihraç etmemesi ve ihracat taahhütnamesini kapatmaması nedeniyle Karar ve Tebliğlerde yer alan düzenlemeler gereğince müvekkil şirketin muaf tutulan vergi tutarları bakımından ilgili idareye verdiği yüksek miktarlı teminat mektubunu iade alamadığını, bu nedenle ödediği banka komisyon tutarından davalıya isabet eden kısmın 24.524,40 TL olduğunu belirterek bu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davadan sonra ödenen vergiler ve banka komisyon tutarlarından davalıya isabet eden miktarın 29.577,20 TL olduğunu belirterek toplam talebini 54.101,60 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, ihraç kayıtlı yapılan satışların KDV siz yapılması gerektiğini, ancak davacının düzenlediği faturaların KDV li olduğunu, müvekkilinden KDV tahsil edilmesi nedeniyle yapılan satışların ihraç kayıtlı olmayıp yurt içi satış niteliğinde olduğunu, davalının haklı olduğu kabul edilse bile talebin fahiş olduğunu, temerrüdün oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalıya yaptığı satışlarda KDV tahsil ettiğinden satışların ihraç kayıtlı olmayıp yurt içi satış niteliğinde olduğu, davalının hiçbir vergisel avantajdan yararlanmadığı, davacının ödediği teminat mektubu komisyon bedellerinden ve gümrük vergilerinden davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan, 06/06/2013 havale tarihli, Gümrük ve Dış Ticaret Uzmanı … tarafından düzenlenen kök raporda, özetle, davacının davalıya teslim ettiği 16 adet fatura muhteviyatı eşyanın DİİB kapsamında ihraç edilen mamuller bünyesinde kullanılmak üzere teslim edilen eşyalar olduğu ve bu eşyaların davalı yanca ihraç edilen mamüller bünyesinde kullanılmadığı ve ihraç edilmediği yönünden tespit yapıldığı, yine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 28/03/2014 havale tarihli ek raporda, davalının davacıdan ihraç kaydı ile aldığı eşyaları yurt dışı etmeyerek davacı firmanın gümrük vergileri ve vergi cezaları ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet verdiği, davacının vergi cezaları ile teminat mektubu komisyonlarını talep etme hakkının olduğu, buna ilişkin hesaplamanın mali müşavir bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiği yönünde rapor düzenlendiği, bunun üzerine Mali Müşavir … ve Gümrük ve Dış Ticaret Uzmanı … tarafından 11/08/2014 tarihli heyet raporunun düzenlendiği, bu raporda, davalıya yapılan satışlarda davacı tarafından KDV tahsil edilmesi nedeniyle söz konusu satışların ihraç kayıtlı olmayıp yurt içi satış niteliğinde olduğu, davacının davalıdan talep hakkının bulunmadığı yönünde görüş belirtildiği, mahkemece, son alınan heyet raporuna dayanarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, kök rapor ve 28/03/2014 havale tarihli ek raporu düzenleyen bilirkişi ile hükme esas alınan 11/08/2014 tarihli heyet raporunda bulunan bilirkişinin aynı kişi (…) olmasına rağmen heyet raporunda farklı görüşün bildirildiği, görüş değişikliğinin gerekçelerinin açıklanmadığı, ayrıca davacı vekilinin heyet rapora yönelik itirazlarının karşılanmadığı görüldüğünden konusunda uzman heyetten önceki raporlar irdelenmek ve davacının itirazları da giderilmek suretiyle yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.