Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/10183 E. 2017/6958 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10183
KARAR NO : 2017/6958
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili,müvekkilinin lehtarı olduğu karşılıksız çıkan iki adet çek için bankaların ödemekle yükümlü oldukları çek yaprağı bedelinin muhatap davalı bankadan talep edildiğini, her iki çekin arkasına da geçerli bir keşide yeri olmadığından bahisle herhangi bir işlem yapılmadığını, talep edilen bankanın ödemekle zorunlu olduğu miktar ödenmediği için davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nın 781. ve 780. maddeleri uyarınca çekte yazılması zorunlu unsurlardan olan geçerli bir keşide yeri taşımayan çekin geçerli olduğundan bahsedilemeyeceğini, her iki çekin keşide yerininde …şeklinde yazılmış olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olarak gösterilmesi gerektiğini, geçerli bir keşide yeri bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı bankaya ibraz edilen her iki çekin diğer yasal unsurları taşıdığı, ayrıca keşide yeri olarak belirtilen … ibaresinin … ilini açıkça çağrıştırdığı için çekteki yasal unsurların tamamlanmış olduğu, süresinde ibraz edilen her iki çekin karşılıksız işlemine tabi tutulmasına rağmen davalının ödeme yapmaktan kaçındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede,
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2016 yılı için 2.200 TL’dir.
Temyize konu edilen miktarın 435,69 TL olması nedeniyle 18.2.2016 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2)nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin harcın talep halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.