Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/10638 E. 2017/1039 K. 13.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10638
KARAR NO : 2017/1039
KARAR TARİHİ : 13.02.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, ayıplı ifadan doğan zararın tazminine yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27/02/2013 tarih ve 2012/16880 Esas 2013/3653 Karar ilamıyla, 7.674,13 Euro davacı alacağı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken tüm talep üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacı 04/03/2005 tarihli ihtarname ile davalıyı temerrüde düşürmüş olduğundan temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebileceğinin düşünülmemesinin de doğru görülmediğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, talep edilen tutar üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmak üzere bilirkişiden rapor aldırıldığı, düzenlenen raporun hükme esas alınmaya elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, … İcra Müdürlüğü’nün 2011/5413 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, takibin 8.694,42 TL asıl alacak (3.837,07 Euro) ve 4475,18 TL işlemiş faiz alacağı (1975,01 Euro) üzerinden devamına, asıl alacağın %40 ‘ı üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara , mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davanın temelini oluşturan icra takibinde asıl alacak ve işlemiş faiz Euro cinsinden talep edilmiş olup hükümde TL ve Euro olarak ayrı ayrı yazılmakla infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ayrıca takipten sonra asıl alacağa yürütülecek faiz 3395 Sayılı Kanun’un 4/A Maddesine göre belirlenmelidir. İcra İnkar tazminatı yönünden de takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.