Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/11124 E. 2017/2363 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11124
KARAR NO : 2017/2363
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … ile davalı asil … ve vekili Av. … gelmiş olduğundan, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 01.01.2012 vade tarihli senet ile alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2014/9097 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu iddia ederek davalı borçlunun itirazının 540.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu senedin hile ile alındığını, imzanın da müvekkiline ait olmayabileceğini, bu sebeple senet üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin davacıdan borç para veya mal almadığını savunarak davanın reddi ile % 20 oranında kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, davaya dayanak icra takibine konu bononun malen düzenlendiği, ancak alacaklının … C. Başsavcılığı’nın 2014/149988 soruşturma sayılı dosyasında bononun elden nakit olarak verilen borca karşılık düzenlendiğini iddia etmesi nedeniyle bononun ihdas nedeninin davacı tarafça talil edildiği, davalı tarafın davacıdan borç para almadığını savunduğu, bu durumda ispat külfetinin davacıda olduğu, davacı tarafından borç para verildiği yönünde başkaca bir delil sunulmadığı, yemin de teklif edilmediği, icra takibinin kötü niyetle başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı yararına 108.000,00 TL kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bedel kaydı, bonoyu düzenleyen ile bono lehdarı arasındaki hukuki ilişkiyi gösteren bir işaret olup, bononun zorunlu unsurlarından biri değildir. Zira bononun düzenlenmesi ile soyut bir borç ilişkisi doğmakta, bedel kaydının bir önemi bulunmamaktadır. Öte yandan uygulamada “nakten”, “malen” ve “teminaten” şeklinde bedel kayıtlarının bonolar üzerinde bulunduğu görülmektedir. Bedel kaydı, bonoyu düzenleyen ile bononun lehdarı arasındaki temel ilişkiye bir dereceye kadar açıklık getirmektedir. Buna bağlı olarak ispat hukukunda, bonoda bedel kaydı varsa bononun bu bedel kaydına uygun olarak düzenlendiği kabul edilmektedir. Bonoda yer alan bedel kaydının aksinin iddia edilmesine ise talil denilmektedir. Bedel kaydının aksini iddia eden bu iddiasını ispat yükü altına girmektedir. Bedel kaydının talil edilmesinin yukarıda açıklandığı şekilde ispat yüküne etki edebilmesi senedin bono vasfına sahip olmasına bağlıdır. Adi bir senet için ispat yüküne ilişkin bu kurallar uygulanmamaktadır.
Somut olaya gelindiğinde, davaya dayanak icra takibine konu senet tanzim tarihini içermediğinden bono olarak nitelendirilemez. Bu senet adi bir belge niteliğindedir. Kural olarak bu belgedeki imzanın davalı borçluya ait olduğunun anlaşılması halinde, davacı iddiasını kanıtlamış sayılmaktadır. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde, takip konusu senedin hile ile alındığını, imzanın da müvekkiline ait olmayabileceğini savunmuş, ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur. Mahkemece açıklanan hususlar çerçevesinde takip konusu senedin adi bir belge olduğu gözetilerek, tarafların iddia ve savunmaları incelenip değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdiren 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.