YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1116
KARAR NO : 2016/4417
KARAR TARİHİ : 10.03.2016
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ :… Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/11/2014
NUMARASI : 2014/916-2014/783
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetki yönünden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili bankadan ticari kredi kullandığını, davalı …’ün müşterek borçlu müteselsil kefil olarak kredi sözleşmesini imzaladığını, davalı …’un ise taşınmaz ipotek gösterdiğini, kredinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle .. İcra Müdürlüğü’nün 2014/8274 sayılı dosyasında davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava konusu alacağın kaynağı olan 25/02/2013 tarihli kredi sözleşmesinin 4.2 maddesinde uyuşmazlık halinde … merkez mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, HMK’nın 17/1. ve 19/1. maddeleri uyarınca yetkili mahkemenin …Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’ nın 17. maddesindeki yetki kuralı kesin yetki olmayıp, münhasır yetki niteliğindedir. Kesin yetki halleri aynı Kanunun 11/1., 12/1., 14/2. ve 15/2. maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Kanunda açıkça “kesin” yetkiden söz edilmeyen hükümlerdeki yetki kurallarının kesin yetki olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, yukarıda açıklanan ilkeler gereğince yetki hususu davalı tarafın itirazına bağlı olduğundan dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden ve dilekçeler teatisi safhası tamamlanmadan dosya üzerinde bu ilkelere uygun düşmeyen yerel mahkeme gerekçesinde isabet görülmemiştir. Bu durumda mahkemece HMK’nın 17. maddesindeki yetki kuralının re’sen incelenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.