YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11501
KARAR NO : 2017/968
KARAR TARİHİ : 09.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının usule yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … … ve davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin eski ortağı ve yöneticisine tehdit ve zorla imzalattığı dava konusu senetleri icra takibine koyduğunu, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını iddia ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin ve senetlerin müvekkili yönünden iptaline, davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığını, iddianın asılsız olup, senetlerin nakit para karşılığı düzenlendiklerini savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, senetleri imzalayan dava dışı …, senetlerin düzenleme tarihlerinde yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, 6102 sayılı TTK’nun 372. maddesi hükmü uyarınca şirket adına imza yetkisine haiz olan kişilerin şirketin ünvanı altına imza atmak zorunda olup, şirket tarafından düzenlenecek belgelerde şirketin merkezi sicile kayıtlı olduğu yer ve sicil numarasının gösterilmesi gerektiği, kural olarak şirket ünvanı ise şirket kaşesinin senetlere basılması suretiyle kullanılacağı yani şirket borçlandırılmak isteniyor ise şirket kaşesi ve bunun üzerine temsile yetkili kişinin imzasının bulunması gerektiği ancak takip ve dava konusu bonoların sadece … tarafından düzenlenip imza edildiği, davacı şirketin adres bölümünde yer aldığı, böylece bonolar sebebiyle şirketin borçlu olmadığı, öte yandan derdest ceza davasında dava dışı … kendi adına faiz karşılığı borç para aldığını beyan ettiği, senet lehdarı davalının ise davacı şirkete ortak olmak için … zaman zaman para verdiğini bildirdiği, yani senedi düzenleyenin ve lehdarının bu senetlerin davacı şirketle bir ilgisi bulunmadığını ikrar ettikleri, bundan dolayı kötüniyet tazminatı koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.