YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11707
KARAR NO : 2017/2367
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av…. gelmiş olduğundan hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine, diğer davalı …’ın müteselsil kefil olduğunu, bu sözleşme bağlamında kullandırılan kredinin geri ödenmediğini, bu sebeple davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerine hile ile genel kredi sözleşmesi imzalatıldığını ve ancak kredinin ödenmediğini, bu olay ile ilgili … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ve Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davaların devam ettiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece davanın usulden reddine yönelik olarak verilen 21.05.2014 tarihli ilk karar Dairemizin 10.09.2014 gün, 2014/11205 E.-2014/13280 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı bankanın davalı … ile imzaladığı genel kredi sözleşmesini diğer davalı …’ın da müteselsil kefil olarak imzaladığı, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davacı banka alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesine eklenen iddianamelerden, davalı …’a diğer davalı …’ın kefaleti ile kullandırılan kredi de dahil olmak üzere bir takım başka şahıslara kullandırılan kredilerle ilgili sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları ile ağır ceza mahkemelerine ceza davalarının açıldığı anlaşılmaktadır. Esasen davalılar vekili de cevap dilekçesinde bu yönde savunmalarda bulunmuştur. Ceza davası sonucunda verilecek olan maddi vakıayı saptayan bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı (818 sayılı BK’nun 53., 6098 sayılı TBK’nun 74. maddeleri) düşünülerek temyiz dilekçesine ekli iddianameler ile açılan ceza davaları sonuçlarına göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalılar vekilinin yetkiye yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdiren 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.