Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/12284 E. 2017/7780 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12284
KARAR NO : 2017/7780
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun davalı bankadan kullandığı ticari kredilere karşılık müvekkilinin taşınmazına davalı lehine ipotek konulduğunu, kredilere ait tüm borçların ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek, ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu ipoteğin davacının oğlunun asaleten ve kefaleten tüm borçlarına karşılık verildiğini, bu hususun ipotek resmi senedinde yer aldığını, davacının oğlunun dava dışı … isimli kişinin kredisine kefil olduğunu ve bu borcun ödenmemesi sebebiyle ipoteğin kaldırılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen 18.05.2015 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacının oğlu Mustafa Kaya’nın davalı bankadan aldığı kredilere teminat olarak ipotek kurulması için düzenlediği vekaletnamenin anapara ipoteği kurmak için verildiği, buna rağmen ipotek senedinde teminat kapsamının genişletilerek davacının oğlunun kefil olduğu kredi borçlarını da kapsar hale getirildiği, bu durumda yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin vekili bağlamayacağı ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 28.11.2015 tarihli ipotek akit tablosunun şartlar başlıklı bölümünün 1. maddesinde “…’nın…. her türlü asalet ve kefalet borçları ” için ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ipoteğin davacının oğlu olan …’nın 3. kişiler lehine vermiş olduğu kefaletlerin de teminatı olduğu ve bu yönde kefalet sorumluluğunun bulunup bulunmadığı araştırılarak bir karar verilmek gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.