Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/13135 E. 2017/6977 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13135
KARAR NO : 2017/6977
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu senedin konusuz kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar müvekkile ait arsanın davacıya satılması karşılığında Şentepe’deki 61186 ada 5 parselde yer alan 18 numaralı dairenin ve 5.000,00 TL nakit paranın müvekkile ödenmesi hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma gereği müvekkil arsasını davacıya devrettiğini, karşılığında … 61186 ada 5 parseldeki 18 numaralı daireyi devraldığını, 5.000,00 TL için de dava konusu bononun düzenlendiğini, davacı taraf müteahhitlik ve emlakçılık yaptığı için davacı verdiği daireyi kendisi satacağını beyan edip bu dairenini satımından sonra 5.000,00 TL’yi ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak daireyi satmadığını, müvekkilinin de dairesini kendisinin, sattığını, daire satışı yaptıktan sonra da bono bedelini ödemediği için icra takibi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, imzası ikrar edilmiş senet karşısında borçlu bulunmadığını ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, bonoda “malen” kaydının bulunduğu, davalı tarafın bu hususta bir talil beyanı olmadığı, senet arkasında yazılı olan ibarenin senedin geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığı, davacı tarafın iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından icra takibine konulan bononun arka yüzünde “Not=… …’e verilen 61186 Ada 5 parseldeki 18 numaralı dairenin satışını yaptıktan sonra 5.000 TL’lik senedi ödeyecektir.” yazısı mevcut olup davalı bononun kendisine davacıya devrettiği taşınmaza karşılık bir başka taşınmaz aldığını ve kendi taşınmazının değerli olması karşılığında bu bononun verildiğini ileri sürmüştür. Bono arkasındaki yazı incelendiğinde bononun bir teminat bonosu olarak düzenlendiği ve davalının bononun kendisine ek bedel olarak verildiği yolundaki iddiasını kanıtlayamadığı gözetilerek davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.