YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13434
KARAR NO : 2017/3635
KARAR TARİHİ : 10.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …’nin müvekkili şirkete borçlu olduğunu, tarafların aralarındaki anlaşma neticesinde davaya konu çeklerin de içinde bulunduğu 6 adet çeki dava dışı …’ye güvenerek ciro edip iade ettiklerini, …’nin ise davaya konu çeklerin keşide tarihlerinde tahrifat yaptığını ve çekleri ciro edip davalıya verdiğini, çeklerdeki değişiklikte imzası olmayan müvekkilinin çeklerden sorumlu tutulamayacağını, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayıp kötü niyetli olduğu belirterek, davaya konu çekler sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekte kimin oynama yaptığının önemli olmadığını, müvekkilinin bunu bilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davaya konu çeklerde davacının cirosundan sonra dava dışı keşideci …’nin cirosunun bulunmasının çeklerin davacı tarafından keşideciye iade edilmiş olduğunu gösterdiği, davacının sunmuş olduğu çek iade bordrosuna göre dava dışı keşideci …’ye 05.08.2011 tarihinde teslim edilen çekler arasında davaya konu 2 adet çekin de yer aldığı, söz konusu çeklerin keşide tarihleri 25.08.2011 ve 30.08.2011 olmasına rağmen yapılan tahrifatla çeklerin ileri tarihli olarak değiştirildiği ve bu doğrultuda çeklerin teslim tarihinden çok sonraki 15.02.2012 ve 05.01.2012 tarihlerinde bankaya ibraz edildikleri, buna göre söz konusu çeklerin keşide tarihlerinin çizilmiş olması nedeniyle davacının çeklerden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 – Davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna yönelik dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda belirtilen (1) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.