Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/13865 E. 2017/1589 K. 28.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13865
KARAR NO : 2017/1589
KARAR TARİHİ : 28.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av….’in geldiği, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin … mirasçıları olduğunu, muris …’ün 2005 yılından sonra anne ve ağabeyini kaybetmenin getirdiği üzüntü ve kendisinin de kanser hastalığına yakalanması nedeniyle çok ağır psikolojik tedavi ve kanser tedavisi gördüğünü, dava konusu takibin dayanağı olan senedin müvekkillerinin murisi …’e hastalığın etkisi altında ve fill ehliyeti yokken boş bir şekilde imzalatıldığını, senedin gerçekte bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senet tanzim tarihinde davacılar murisinin akıl sağlığının yerinde olduğunu ve davacıların iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu keşidecisi davacılar murisi …, lehtarı davalı … olan senedin 12/04/2010 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten yaklaşık bir buçuk ay sonra 01/06/2010 tarihinde muris Nilgün Akgün tarafından resmi vasiyetname tanzim edildiği, bahsedilen vasiyetnamenin iptali için açılan davada alınan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporuna göre muris …’ün 01/06/2010 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun belirlendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davacıların kötü niyeti ispat edilemediği için de davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK’nin 72/4. maddesine göre ihtiyati tedbir kararı uyarınca alacağın tahsili geciktirilmiş olduğundan davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi nedeniyle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.